![]() |
Makale yazari : ZipiR in: ● 16 Ağustos 2009
Benim düşünebildiğim en mutlu evlilik; sağır bir erkekle, kör bir kadının evlenmesidir.
Benim koruyucu meleğim ağabeyim mi? Elbette!
Benim en parlak başarım, karımı benimle evlenmeye ikna edebilmem olmuştur.
Bilemedim ana baba kıymetini. Arkamızda karlıca bir dağ imiş.
Bir adamın karısı, o adamın yarısıdır.
Bir karı kocanın birlikte değişmesi ve yeniden birbirlerine aşık olması, harika bir şeydir.
Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin güzelliği bağlılıktır. Bir evin güzelliği sevinci, sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı, memnun olan gönüllerdir.
En büyük şikayetim, kocamın genellikle evde olmaması. Daha da beteri, evdeyken bile evde olmamasıdır.
Eğer erkekler evlendikten sonra da nişanlılık zamanındaki davranışlarını muhafaza etseydi, muhakkak boşanmalar yarıya inerdi; fakat iflaslar da iki katına çıkardı.
Evlenecek olan gençlerin, en değerli eşyalarını taşıdıkları gerçek çeyiz sandığı, kalp ve beyinleridir.
Evlenmek, insan haklarının yarıya düşmesi ve görevlerinin iki katına çıkmasıdır.